Çad’ın Gunugaya şehri kırsalında açtığımız kuyular için  İDEA’ya teşekkür etmek isteyen halk, Başkanımız Mustafa Yıldız ve beraberindeki  heyete coşkulu bir tören düzenledi.

Çad’daki faaliyetlerimiz aralıksız devam ederken bir süredir bölgede bulunan Başkanımız Mustafa Yıldız da yoğun temaslarına devam ediyor. Son olarak 23 Şubat 2020 tarihinde Gunugaya şehri kırsalına giden Başkanımız Mustafa Yıldız burada yaşanan gelişmeleri şu şekilde anlattı:

“Çad’ın Gunugaya şehri kırsalında açtığımız kuyular için teşekkür etmek istediklerini ileten Vali hanımın daveti üzerine 16 saat süren maceralı bir yolculuğun ardından şehre ulaştık.
Devlet ricali ve halk büyük coşku içerisinde gelişimizi beklemişler. Teşekkürlerini ifade etmek için kalabalık bir tören ve bir şenlik düzenlemişler.

Motorsikletli ekiplerin karşıladığı aracımızla kornalar çalınacak şehir içerisinde tur attırıldıktan sonra tören meydanına ulaştık. Ancak meydanda gözlerimize inanamayacağımız bir kalabalık ve coşku vardı. Doğrusu, binlerce km uzaktaki bir kıtanın, binlerce km uzaktaki bir ülkesinin bilmediğiniz bir şehrinde sizin gelişinizi büyük bir coşku ve mutluluk içinde bekleyen binlerce insan gördüğünüzde hissettiklerinizi ifade etmeye kelimeler yetmiyor.

“Biz seni gökte beklerken yerde bulduk. Seni bize Allah gönderdi” diyen Vali hanımın ya da su çektiği kovayı getirip: “Senden önce bu kova boştu, artık dolu, bunu hatıra olarak Türkiye’deki kardeşlerimize götür” diyerek plastik kovasını bize hediye eden kadının, yahut “Artık pis sudan dolayı insanlar hasta olmayacaklar, siz bu halkı hastalıklardan da kurtarıyorsunuz” diye teşekkür eden delikanlının söylediklerine duygulanmamak elde değil.

Başta Vali Hanım olmak üzere bütün Devlet ricali, Gunugaya’nın kendi evimiz gibi olduğunu defalarca ifade ettiler. Her zaman beklediklerini söylediler. Biz de onlara Gunugaya’da susuz köy kalmayıncaya kadar bütün köylere kuyu açacağımıza dair söz verdik. Bölge çok yoksul bir bölge. Yeni müslüman olan köylerin reisleri mescid ve medrese istediler. Bölgede çok sayıda yetim olduğu için yetimhane istediler. Okul ve sağlık ocağı istediler.

İhtiyaçlarını ve yoksunluklarını gördük. Üzüldük. Gücümüz neye ne kadar yeter bilmiyorum. Ama elimizden geleni yapmaya söz verdik. Velhasıl hüznü ve mutluluğu bir arada yaşadık. Berbat bir yolda, gidiş dönüş asgari 30 saat yolu süren bu zor yolculuğa değdi mi derseniz, evet değdi… Çünkü biz onların kalbine değmişiz…”